Künye
Giriş   Üye Ol  
Gündem Ekonomi Yaşam Kültür - Sanat Spor Teknoloji Sektörel

Katar’dan nükleer silahsızlanma ve Orta Doğu’da gerilimin düşürülmesi çağrısı

10 Temmuz 2026, 09:45

Katar, silahsızlanma anlaşmalarından doğan yükümlülüklere tam uyulması, nükleer denemelerin durdurulması ve nükleer silahların yanı sıra diğer ölümcül silahların geliştirilmesi ve modernizasyonuna son verilmesi çağrısında bulundu.

Katar Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre, Katar’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliğinde görevli Birinci Sekreter Talal Abdulaziz Al Naama, BM Genel Kurulunun 81’inci oturumu kapsamında New York’taki BM Genel Merkezi’nde düzenlenen Birinci Komite genel görüşmelerinde ülkesinin tutumunu aktardı.

Al Naama, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) 27 Nisan-22 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen 11’inci Gözden Geçirme Konferansı’nın, kapsamlı bir sonuç belgesi üzerinde uzlaşma sağlanamadan sona ermesinden duydukları üzüntüyü dile getirdi.

Katar’ın, Orta Doğu’da nükleer silahlardan ve diğer kitle imha silahlarından arındırılmış bir bölge kurulmasına yönelik BM konferansına büyük önem verdiğini belirten Al Naama, konferansın yedinci oturumuna başkanlık eden Umman’ın görev süresinin Kasım 2026’da sona ereceğini hatırlattı. Al Naama, bölge ülkelerinin iş birliğiyle konferansın hedeflerine ulaşmasını beklediklerini ve Katar’ın sekizinci oturuma başkanlık etmeye hazırlandığını kaydetti.

Al Naama, NPT’ye taraf bütün devletlerin nükleer enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkının dokunulmaz olduğunu da vurguladı.

Kimyasal silahların ortadan kaldırılmasına yönelik çabalara da değinen Al Naama, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütünün (OPCW) 9 Temmuz 2026’da Lahey’de düzenlenen 112’nci Yürütme Konseyi oturumunda, Suriye Arap Cumhuriyeti’nin örgüt bünyesindeki hak ve ayrıcalıklarının yeniden tesis edilmesine ilişkin Katar tarafından sunulan taslak kararın kabul edildiğini belirtti. Söz konusu taslağın 66 taraf devletin ortak sponsorluğunda sunulduğunu aktaran Al Naama, kararın Katar’ın yürüttüğü diplomatik istişareler ve girişimler sonucunda geniş bir uzlaşının oluşmasıyla kabul edildiğini ifade etti.

Katar’ın 28 Şubat 2026’dan bu yana İran’ın balistik füzeler ve tek yönlü saldırı insansız hava araçlarıyla Katar’ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve karasularına yönelik saldırılarını kınadığını belirten Al Naama, benzer saldırıların bölgedeki diğer ülkelerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü de ihlal ettiğini söyledi. Al Naama, bu saldırıların uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve BM Şartı’nın açık ihlalleri olduğunu kaydetti.

Al Naama ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2817 sayılı kararının hükümlerine, özellikle uluslararası hukuka uygun seyrüsefer hak ve özgürlükleri ile kritik deniz yollarına ilişkin düzenlemelere uyulmasının önemini vurguladı.

Bölgedeki gerilimin kontrol altına alınmasının ve diplomatik girişimlere alan açılmasının Katar’ın önceliği olduğunu belirten Al Naama, ülkesinin taraflar arasında görüş ayrılıklarını gidermek ve ortak zemin oluşturmak amacıyla ortaklarıyla çalışmayı sürdüreceğini ifade etti. Al Naama, kalıcı güvenlik, barış ve istikrarı koruyacak barışçıl bir çözüme ulaşılmasının hedeflendiğini bildirdi.

Katar’ın, 7 Ekim 2026’da Yemen’deki Husiler tarafından Suudi Arabistan’daki Abha Uluslararası Havalimanı ve Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen, can kayıplarına ve maddi hasara yol açan saldırıları da kınadığını aktaran Al Naama, saldırının Suudi Arabistan’ın egemenliğinin ağır bir ihlali ve bölgesel güvenliğe yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu belirtti.

Al Naama, Katar’ın Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

  Hibya Haber Ajansı